2022 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2022 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2013 Pazartesi

Katar 2022 Tartışmaları Devam Ediyor

13.09.2013 tarihli sol'da yayınlanmıştır.

Katar 2022 Tartışmaları Devam Ediyor

Bu satırlarda evsahipliği Katar’a verilen 2022 Dünya Kupası etrafındaki tartışmalara daha önce değinmiştim. Tekrara düşmemeye çalışarak, sporseverlerin bazen gözlerinde çok büyüttüğü uluslararası spor kuruluşlarının halini de gözler önüne seren, bu konudaki gelişmeleri aktarmak istiyorum. FIFA Başkanı Sepp Blatter, organizasyonun çöl ikliminin geçerli olduğu ülkede yaz aylarında oynanmasının doğru olmayacağı savını ileri sürmüş, “3 yıl önce bu kararı verirken aklınız neredeydi” sorularıyla karşılaşmış, yanıt olarak İsrail, Ürdün ve Filistin ziyaretlerinden sonra bölgenin ne kadar sıcak olduğunu yeni fark ettiğini söyleyince de, haliyle alay konusu olmuştu. Blatter, artık bu kupanın kış aylarında yapılması için elinden geleni yapacağını da eklemişti.

NY Times yazarı Rob Hughes’a ve başkalarına göre, Katar seçiminin arkasındaki isimlerden birisi, aynı zamanda UEFA başkanı olan Michel Platini. Adaylık sürecinde ABD’nin teklifini desteklediği söylenen Blatter’in başlattığı takvim değişikliği tartışmasının önündeki en büyük handikap, haziran-temmuz ayları dışındaki hemen her seçeneğin başta Avrupalı devlerin futbol sezonuyla çakışması. Faal sporculuk döneminde, oynamak için neden İngiltere yerine İtalya’yı tercih ettiği sorusunu, “Çünkü Noel zamanı futbol oynamak istemiyorum” diye yanıtlayarak İngiltere liglerinin yoğun takvimini doğru bulmayan Platini, bugün de, bütün dünyanın 150 yıldır İngilizlerin takvimine uyduğunu, bir seferliğine de İngiltere’nin uyum sağlaması gerektiğini savunuyor. Ne var ki, turnuvanın mevsiminin değiştirilmesinin önündeki tek engel, küresel futbol sezonunun sekteye uğraması değil. Tarih değişikliğine karar verilmesi halinde, bazı uzmanlar, adaylık sürecinin yeniden başlaması gerekeceği yorumunda bulunuyorlar. Blatter’in bu kaotik durumdan çıkmak üzere 3 Ekimde toplanacak olan icra komitesine bir öneride bulunması bekleniyor.
Video, Katar ve Dubai (BAE)deki göçmen işçilerin çalışma ve yaşama koşulları hakkında. "Kafala" sistemi de anlatılıyor.

Kupanın körfez ülkesinde düzenlenecek olması, iklim-mevsim başlığı kadar popüler olmasa da daha önemli tartışmaları beraberinde getirdi. France Football’un ödüllü yazarı Philippe Auclair’in makalesinde yer verdiği üzere, geçtiğimiz nisan ayında küresel sendikal konfederasyon olarak nitelendirilebilecek olan ITUC, Katar’ın çalışan nüfusunun %90’ından fazlasını oluşturan göçmen işçilerin koşullarını ”modern zamanlarda kölelik” olarak nitenlendirerek, gerekli reformları gerçekleştirmemeleri halinde organizasyonun bu ülkeden geri alınmasını FIFA’dan talep etti. Mutlak monarşiyle yönetilen ve petrol zengini olan ülkede, diğer körfez ülkelerinde de uygulanan bir kefalet sistemi bulunuyor. Buna göre, Hindistan, Nepal, Filipinler gibi Asya ülkelerinden gelen göçmen işçilerin vize ve yasal statülerinde, işverenleri sorumlu tutuluyor. Pratikte çoğu zaman işçilerin pasaportlarına el konulması anlamına gelen bu sistem ve Katar’daki çıkış vizesi prosedürünün, işçinin ülke dışına çıkışını işverenin onayına tabi tutması, insan hakları sözleşmelerinin birçok maddesinin ihlali anlamına geliyor. Bu işçilerin çoğunun haftanın 6 günü, 10 saatlik mesailerle, ücretli yıllık izin gibi haklardan yoksun olarak çalıştırıldığını ve çöl sıcağında klimasız ortamlarda yaşamak durumunda kaldıklarından, uyku esnasında can kayıplarının da yaşandığını belirtelim. Yine Auclair’in aktarımıyla, Katar’ın evsahipliğine hak kazanmasından sonra, işçi haklarını geliştirecek bir yasa tasarısı üzerinde çalıştığını ve bunu FIFA ve uluslararası insan hakları örgütlerine sunduğunu öğreniyoruz. Ancak ITUC’un konuyu kısa bir süre önce gündeme getirmesi, bu konuda iyileşme olmadığını gösteriyor.

Daha da az tartışılan bir konu da, her kültürden, etnik kimlik ve inançtan insanın akın edeceği ve eğlenmek isteyeceği turnuvada, islami kurallara dayanan hukuk sisteminin ne kadar esneyebileceği. Biraz daha açmak gerekirse, Katar’da yabancılara içki satışı, çoğunlukla pahalı restoranlarda yapılıyor; ancak, örnek olsun, binlerce ingiliz taraftarın bira içmek için kendilerini bu restoranlarla sınırlamayacağını öngörmek zor değil. Katarlılar bu meseleyi halletmek adına, İstanbul’daki UEFA final maçı organizasyonlarından aşina olduğumuz, fanzone’larda içkiye izin verebileceklerini söylüyorlar. Yine de yeterli olacağını söylemek güç.

Aslında 2010 yılında, 2018’in Rusya’ya ve 2022’nin Katar’a verildiği oylamadan itibaren ele almak lazım meseleyi; önümüzdeki haftalara kalsın. 

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Blatter’i Bu Güzel Havalar Mahvetti.

26.07.2013 tarihli soL'da yayınlanmıştır.

Blatter’i Bu Güzel Havalar Mahvetti.

Sepp Blatter, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla, 2022 yılında Katar’ın evsahipliğine verilen Dünya Kupası’nın kış aylarında düzenlenmesi için mücadele edeceğini söyledi. Yaz aylarının çok sıcak geçtiği bu ülkede, sporcuların en iyi performanslarını ancak kış mevsiminde gösterebileceklerini de sözlerine ekledi.
Bu cümleleri sarf eden bir spor yazarı ya da sade bir  dünya yurttaşı değil, kendisi FIFA Başkanı. Bir başka deyişle, dört yılda bir kendi adını taşıyan kupayı, Kuzey Yarımküre’nin yaz mevsiminde düzenleyecek olan evsahibi ülkeyi belirleyen kurumun başkanı. Haliyle röportajı yapan muhabir, peki sayın başkan, 2010 yılında bu organizasyonu Katar’a verirken bu durumun farkında değil miydiniz, diye soruyor. Yanıt mantık sınırlarını zorluyor: “Öncelikle bu tarihe daha çok var... Ben bu düşüncemi, Ürdün, Filistin ve İsrail ziyaretlerim sonrasında dile getiriyorum. Bu ülkelerde havanın ne kadar sıcak olduğunu gördüm, kaldı ki Katar, bu ülkelerden daha da sıcak oluyor yazın... Stadyumları soğutabilirsiniz ancak bütün bir ülkeyi soğutamazsınız...” Şarlatanlık derecesinde saçma bir yanıt da olsa, dikkate alıp yanıta yanıt vermeye çalışalım. Diyelim ki Blatter, bazı ülkelerin başbakanları gibi kitap ya da gazete okumayı sevmeyen, genel kültürden pek nasibini almamış birisi olsun; Katar’ın adaylık başvurusunun değerlendirildiği ve kendi çalışanları tarafında yazılan raporu da mı okumamış? Internetten kolayca edinilebilecek bu raporun 8. sayfasında, ülkenin çöl iklimine sahip olduğu, turnuva dönemi olan Haziran ayı boyunca akşam sıcaklıklarının dahi 31 santigrat derecenin altına düşmediği belirtiliyor.
Kafanız karışmasın, birkaç ay önce "kupa haziran-temmuz'da yapılmak zorunda" diyordu. 

FIFA İcra Komitesi üyelerinden Theo Zwanziger, organizasyonun Katar’a verilmesinin en başından beri hatalı bir karar olduğunu ve Blatter’in bu U dönüşünün arkasında, Komitenin çoğunluğunun, 2010 yılında işletilen adaylık sürecinin adil olmadığına inanmasının yattığını savunuyor. Katar, nüfusu 2 milyonun altında olan ve futbolla tek ilişkisi, geçkin şöhretlerin emeklilik ikramiyelerini şişirmelerini sağlayan yüksek ücretlerle transfer edilmesi olan bir ülke. Bu nitelikler de bir evsahibi ülkede arancak türden olmadığından, 3 yıl önce karar açıklandığında haklı şüpheler dile getirilmiş, sonrasında çeşitli rüşvet iddiaları ve bunlardan kaynaklanan soruşturmalarla bu şüpheler ayyuka çıkmıştı. Hatta işler, Katarlı İcra Komitesi Üyesi Muhammed Bin Hammam’a, rüşvet suçlamalarıyla FIFA tarafından ömür boyu men cezası verilmesine kadar varmıştı. Yazar James Dorsey, Katar’ın adaylık süreciyle Bin Hammam’ın bir ilgisi olmadığı konusunda ısrar ettiğini ve bunun FIFA nezdinde şimdilik kabul gördüğünü yazıyor. Dorsey ayrıca, Katar’ın adaylık sürecinde, İcra Komitesi üyelerinin ülkelerinde futbol tesislerine fon sağlamak ve hazırlık maçlarının masraflarını karşılamak gibi, yasal olan ancak meşruluğu hayli tartışmalı faaliyetler de yürütmüş bulunduğunu hatırlatıyor.
Blatter ya da başka yetkililer, henüz 2022 Kupasının evsahibinin değiştirilmesi sinyalini verecek ifadeler kullanmıyorlar. Ancak turnuvayı Kış aylarına almak önerisinin de, Katar turnuvasının akıbeti konusundaki soru işaretlerini tekrar ortaya çıkardığını söylemek gerek. Blatter, bir seneliğine takvimimizi değiştireceğiz dese de, bu o kadar kolay değil. Avrupa’nın büyük takımları zaten oyuncularının 1 ayı aşan bir süre boyunca takımdan uzaklaşmalarından ve sakatlanma risklerinin artmasından şikayetçiyken, kupanın tam da futbol sezonunun ortasındaki 3-4 haftalık boşluğa sıkıştırılmasına sessiz kalmayacaklardır. Bunun yanısıra, Okyanusya’dan Güney Amerika’ya kadar bütün konfederasyonların eleme takvimi de değişmek durumunda kalacak. Bu öneri şimdilik pek de ciddiye alınmışa benzemiyor; Guardian ve Foreign Policy gibi ağırbaşlı medya kuruluşları tarafından popüler dizi Game Of Thrones’la özdeşleşen “Winter is Coming” (Kış Geliyor) nidalarıyla karşılandı.

Şairin dediği gibi, Blatter’i bu güzel havalar mahvetti.